Beşiktaş 1 -CSKA Moskova 2 , yine hüsran
Beşiktaş, Moskova deplasmanında CSKA karşısında Dzagoev ve Krasic’ın gollerine Ekrem’le karşılık verde ancak yenilgiye engel olmadı. Fenerbahçe’de Şampiyonlar Ligi’nde puan alamayan Mustafa Denizli ve kaleci Rüştü Beşiktaş’taki ikinci maçını da boş geçti. Kaleci Rüştü ikinci golde topu kolunun altından kaçırdı.
Dost’tan çıkan mini Moskova rehberi Churchill’in Rusya’ya dair sözüyle açılıyor. “Bir muammanın içindeki bilmece.” Moskova söz konusu olduğunda hem bilmece zorlaşıyor, hem de muamma bir tür muazzama’ya dönüşüyor. Oysa biz ihtişam yarışında Çin’le rekabet eden Moskova’ya kültürel varlıkların tasviri için değil, Doğu ile Batı arasında sıkışıklıktan akraba iki ülkenin, zor durumdaki iki takımının bir tür kader maçını izlemeye geldik. İki taraf için de bir ‘karışıklık dönemi’ söz konusu. O Karışıklık Dönemi ki, Ekim Devrimi’yle yıkılan 300 yıllık Romanov iktidarı öncesinde Rusya’da hüküm süren kargaşa yıllarının da adı. Kızıl Meydan’ın ortasında Kremlin’i işgalden kurtaran ve Karışıklık Dönemi’ni bitiren iki kahraman Minin ve Pojarski’nin anıtı duruyor. Denizli de Nobre’yi, Nihat’ı ve Holosko’yu son günlerdeki sıkıntıdan kurtarsın diye onbirde sürmüş. Ama işte, daha ısınma turu bitmeden, 7’de Zagoyev’in sağdan topun dibine girdiği pozisyonda Rüştü önde yakalanınca karışıklığın asıl adresi de belli oluyor. Bu yenilgiyle kurtarılan Dolmabahçe değil bir kez daha Kremlin çünkü. Oysa biliyoruz ki, Siyah-Beyazlı kulüpte herkes için böyle bir suni teneffüse ihtiyaç vardı. Ama bir türlü olmuyordu işte. Gole bile hasret kalan camia artık her söze homurtuyla başlayacak. İşin kötüsü, Çehov’dan alıntılarsak, bu maçtan sonra da “Uzaktaki ağaçlarda uykulu kara kargalar bağırmaya devam edecek.”
Golü erkenden atmış olsa da yüklenmeyi sürdürdü CSKA. Gerçi 11’de Ernst’in harika pasına Holosko iyi reaksiyon verse spazm çözülecekti. Ama olmadı. Neyse ki buna mukabil olarak 13’te Necid arka direkte kötü plaseledi de, kalp damarlarına giden yolların ikisi de tıkanmadı. Tıpkı İstanbul’daki kankardeşi gibi, Luzniki Olimpiyat Stadı da kaç kişi gelirse gelsin tenha gösterenlerden. Yine de kale arkasındaki gürültücü grup Mavi Kızıl Savaşçılar hallerinden memnundu. Çünkü takımları altı şut barajını geçtiğinde henüz 20 dakika dolmamıştı. Ama böyle devam etmedi oyun. Beşiktaş çok geçmeden nabız vermeye başladı. 34 sakatlık nedeniyle yapılan Holosko-Yusuf değişikliği damarları açmıştı sanki. Yine de 44’te Nobre’nin şutundan daha iyisi gerekiyordu. Allah’tan Gonzales devre sonundaki frikikte kaleyi bulamadı da soyunma odasına beyin jimnastiği için fırsat doğdu.
Kürekler boşa çekildi
İkinci yarı bol bol siyah-beyaz kornerle açıldı. Golün kokusu ise 57’de Yusuf’un Nihat’a verdiği pastan çıktı. Ne yazık ki, sezon başından beri hep yapageldiği gibi yine vuramadı Nihat. Oysa gol emarelerini gösteriyordu. Ama işte ne der bir Doğu Avrupa futbol atasözü: “Topyekün hücuma çıkma, çıkarsan yiyeceğin kontratağın adedini sayma.” CSKA önce 60’da Necid’le daldı içeri. ardından 62’de sahanın yıldızı (5 sene önce 19 yaşındayken transfer edilen) Krasiç seri çalımlarla ceza sahasına girip Beşiktaş’ın gardını düşürdü: 2-0. Nihat kaçırmamalı, defans Krasiç’i bırakmamalıydı sitemleri artık boşa çekilen küreklerdi. Son düzlükte Ekrem’in golü sadece golsüzlüğe ilaç oldu, mutsuzluğa değil.
Denizli’ye ithafen ‘tematik’ iki alıntıyla bitirelim yazıyı. Bir iyi, diğeri kötü haberci. Yeryüzünün en mahir kalemlerinden Dostoyevski ‘Suç ve Ceza’da der ki, “Gerçek büyük adamlar, dünyanın en gerçek ve en büyük kederlerini yaşamışlardır.” Ama şunu da bir yerlerde not etmeden geçmez: “Akıllı insanlar, hep ayrıntılarda kendilerini ele verirler.”
MAÇTAN NOTLAR
* Mustafa Denizli, Şampiyonlar Ligi serüveninde ‘tarihi’ istatistiğinibir adım daha ileriye götürdü. Tecrübeli teknik direktör, hatırlanacağı gibi Fenerbahçe’nin başında 2001-2002 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde ‘sıfır’ çekmişti. Beşiktaş’ın başında çıktığı ilk maçta da Manchester United’ın 1-0 galibiyetine engel olamayan deneyimli çalıştırıcı, Beşiktaş kariyerindeki ikinci mağlubiyeti aldı ve toplamda, yenilgi sayısını ‘sekiz’e çıkardı. Mustafa Denizli’nin Fenerbahçe macerasında da kaleyi Rüştü koruyordu.
* Maç öncesi 462 dakikadan beri gol atamayan Beşiktaş, CSKA Moskova mücadelesinin uzatma dakikakalarında Ekrem’le gol bularak bu süreyi 552. dakikada bitirdi. Siyah-Beyazlılar, Süper Lig’de Gençlerbirliği, Galatasaray ve Kayserispor maçlarını, Şampiyonlar Ligi’nde de Manchester Uİniter maçına golsüz tamamlamıştı.
* Moskova’da, iki sezon önce Manchester United’la Chelsea arasında oynanan Şampiyonlar ligi finaline ev sahipliği yapan Luzhniki Stadı boştu. Mücadeleyi 15 bin Rus ve bin kadar Türk taraftar izledi.
* Denizli, ilk 11′de yeni transfer Tabata’yla, Bobo’ya yer vermezken ileride Nobre ve Nihat ikilisi forma giydi. 34. dakikada CSKA Moskova’lı Odiah’la bir pozisyonda çarpışan ve sakatlanan Filip Holosko ise yerini Yusuf Şimşek’e bıraktı. Mert Nobre kaptan olarak sahaya çıkan isimdi.

YORUMLAR